Nedir?
Obsesif Kompulsif Bozukluk
OKB'yi ANLAMAK
Obsesif Kompulsif Bozukluk (OKB), istenmeyen, tekrarlayan ve rahatsız edici düşünceler (obsesyonlar) ile bu düşüncelerin yarattığı kaygıyı azaltmak için yapılan tekrarlayıcı davranışlar ya da zihinsel ritüeller (kompulsiyonlar) ile karakterize edilen kronik bir ruh sağlığı bozukluğudur.
OKB, kişinin günlük işlevselliğini ciddi biçimde bozar, zamanını ve enerjisini tüketir, yaşam kalitesini düşürür.
Bu bozukluk “titizlik” ya da “düzen sevgisi” değil, klinik bir durumdur ve tedavi gerektirir.
Obsesyon ve Kompulsiyon Nedir?
Obsesyonlar, kişinin iradesi dışında zihne gelen, mantıksız olduğu bilinse de kontrol edilemeyen düşünceler, imgeler ya da dürtülerdir.
Kompulsiyonlar ise bu obsesyonların yarattığı kaygıyı azaltmak için tekrar tekrar yapılan davranışlar ya da zihinsel eylemlerdir.
Örneğin: “Elim mikropla dolu” obsesyonu → “Sürekli el yıkama” kompulsiyonu.
OKB Günlük Hayatı Nasıl Etkiler?
OKB yaşayan bireyler, ritüellere saatlerini harcayabilir, işe geç kalabilir, sosyal etkinliklerden kaçınabilir, aile bireylerini ritüellere dahil etmeye zorlayabilir, obsesyonlar nedeniyle konsantrasyonu bozulabilir.
Zaman içinde kişi utanç, suçluluk, yorgunluk hisseder, depresyon ve anksiyete bozuklukları eşlik edebilir.
Kimlerde Görülebilir?
OKB her yaştan, her cinsiyetten ve her sosyokültürel düzeyden bireyde görülebilir.
Genellikle ergenlik ya da genç yetişkinlik döneminde başlar, ancak çocukluk çağında da ortaya çıkabilir.
Genetik yatkınlık, aile öyküsü, beyin kimyası (özellikle serotonin sistemi), stresli yaşam olayları, travma OKB riskini artırabilir.
OKB dünya genelinde yaklaşık %2-3 prevalansa sahiptir.
OKB Ne Zaman Söz Konusu Olur?
Tanı kriterleri şunları içerir:
Obsesyonlar ve/veya kompulsiyonlar mevcut ise,bu belirtiler günde en az bir saat zaman alıyorsa (genellikle çok daha fazla), belirgin sıkıntıya neden oluyorsa ve günlük işlevselliği bozuyorsa,
OKB tanısı değerlendirilebilir.
Tanı, klinik görüşme ve standardize edilmiş ölçeklerle (Yale-Brown OKB Ölçeği gibi) yapılır.
OKB Hakkında Yanlış Bilinenler
OKB, “titizlik”, “mükemmeliyetçilik” ya da “düzenli olma” değildir.
Düzenli ve titiz olmak kişilik özelliğidir; OKB ise klinik bir bozukluktur ve işlevselliği bozar.
“Herkes biraz OKB’lidir” ifadesi yanlıştır; OKB ciddi bir rahatsızlıktır ve küçümsenmemelidir.
OKB bir “çıldırmışlık hali” değildir; kişi gerçeklik testini kaybetmez, obsesyonların mantıksız olduğunu bilir ancak kontrol edemez.
OKB Nasıl Gelişir?
OKB’nin tam nedeni bilinmemekle birlikte biyolojik, psikolojik ve çevresel faktörlerin etkileşimi rol oynar.
Serotonin sistemindeki dengesizlikler, bazal gangliyonlar ve orbitofrontal korteksteki işlevsel farklılıklar, genetik yatkınlık, stresli yaşam olayları ve öğrenilmiş korku tepkileri OKB gelişimine katkıda bulunur.
OKB, bir “düşünce-duygu-davranış” döngüsüdür.
Obsesyon → Kaygı artışı → Kompulsiyon (geçici rahatlama) → Obsesyonun güçlenmesi.
Bu kısır döngü her tekrarlandığında obsesyonlar daha güçlenir ve kompulsiyonlar daha sık yapılır.
Tedavi bu döngüyü kırmayı hedefler.
OKB’nin Belirtileri Nelerdir?
Kirlenme obsesyonları ve aşırı temizlik kompulsiyonları, düzen-simetri obsesyonları ve tekrarlayıcı düzenleme davranışı, kontrol obsesyonları (kapı, ocak kontrolü), zihinsel ritüeller (sayma, dua etme), istenmeyen saldırgan ya da cinsel düşünceler, biriktirme kompulsiyonu, bu belirtiler OKB’de sık görülür ve alt tiplerine göre değişiklik gösterir.
OKB’ye Neler Yol Açabilir?
Genetik yatkınlık ve aile öyküsü, serotonin ve dopamin sistemlerindeki dengesizlikler, beyin görüntüleme çalışmalarında bazal gangliyonlarda farklılıklar, çocuklukta travma ve istismar, stresli yaşam olayları (doğum, kayıp, iş stresi), enfeksiyonlar sonrası otoimmün tepkiler (PANDAS), kaygı duyarlılığı ve belirsizliğe tahammülsüzlük OKB’ye zemin hazırlayabilir.
Neden Tedavi Olmadan Geçmez?
OKB, kendiliğinden düzelmeyen kronik bir bozukluktur.
Kompulsiyonlar geçici rahatlama sağlar ancak uzun vadede obsesyonları güçlendirir.
Kaçınma davranışı OKB’yi besler; kişi ne kadar kaçınırsa o kadar çok obsesyon gelişir.
Tedavi olmadan OKB genellikle kötüleşir, depresyon ve sosyal izolasyon eşlik eder.
OKB Tedavi Edilebilir mi?
Evet. Maruz bırakma ve tepki önleme terapisi (ERP), OKB için altın standart tedavidir ve %60-70 iyileşme oranına sahiptir.
Bilişsel terapi, SSRI grubu antidepresanlar, farkındalık temelli müdahaleler de etkilidir.
Tedavi sürecinde kişi obsesyonlarla yüzleşir ancak kompulsiyonları yapmayı engeller; böylece beyin yeniden öğrenir.
Amaç, obsesyonların tamamen ortadan kalkması değil, kişinin obsesyonlarla yaşamayı öğrenmesi ve kompulsiyonlara bağımlı kalmamasıdır.

